Skip to main content
SUSKUNLUK SANATI

Search This Blog

Price: October 09, 2020
  • Get link
  • Facebook
  • X
  • Pinterest
  • Email
  • Other Apps


 

Edebiyat Fotoğraf günlükten alıntılar
  • Get link
  • Facebook
  • X
  • Pinterest
  • Email
  • Other Apps

Popular Posts

Dengenin Yeniden İnşası: Sarsıntıyı Durdurmak ve Merkeze Dönmek

Hayatın bir denge sanatı olduğundan ve bu dengenin bozulmasının ruhsal ve bedensel sistemlerimizi nasıl bir "baş dönmesine" sürüklediğinden bahsetmiştim. Ancak bazen o sarsıntı başladığında, kristaller yerinden oynadığında sadece durumu tespit etmek yetmez; bilinçli bir müdahale gerekir. İlişkilerde ve yaşamda dengeyi yeniden kurmak, sadece karşı tarafı suçlamak değil, kendi ağırlık merkezimizi bulma cesaretini göstermektir. Çünkü bir başkasına yaslanarak ayakta kalmaya çalışmak, fırtınalı bir denizde birbirine tutunan iki insanın durumuna benzer; biri sendelediğinde diğeri de kaçınılmaz olarak devrilir. Gerçek denge, partnerimizle aramızdaki bir köprüden ziyade, önce kendi ayaklarımızın yere basma açısıdır. Bu dengeyi koruyan en önemli mekanizma ise sınırlardır. Bir aracın sarsıntısını emen amortisörler gibi, ilişkilerdeki sınırlar da ruhsal bütünlüğümüzü korur. "Hayır" diyemediğimiz her an, kendi dengemizden bir parça verip karşımızdakinin orantısızlığını besleriz...

Bölüm 1

Ne zaman geçer diye sordu kadın. Adam bitmiş s*gara izmar*tini yere atıp bir yenisini yaktı ve tekrar yürümeye başladılar. Nefes almadığında geçecek. Derin bir uykuya daldığında unutacaksın ama kolay yolu arıyorsun çabuk pes ediyorsun dedi adam, yutkunarak konuşmasından üzgün olduğu anlaşılıyordu. S*gara dan derin bir nefes daha aldı, unutmak mı istiyorsun? İlk önce onu affetmelisin. Bir de böyle dene diyerek sözlerine devam eden adam kadının ağladığın farkında değildi. Gözlerini silerek neler yaşadığımı görmüyor musun? Hıçkırmaktan konuşamayacak duruma geldiğinde ondan nefret ediyorum benden böyle bir şeyi nasıl istersin diye bağırdı.. Yoldan gelip geçen yabancı gözlerin neler olup bittiğini anlamak için kadına dikkatle bakıncaya kadar kadın ses tonunun ne kadar yüksek olduğunun farkında bile değildi  ..Bana döner misin dedi adam, kadın birden irkildi ve adam cebindeki mendili çıkartıp kadının gözyaşlarını sildi. İçindeki ürpertinin yerini huzur kaplar gibi oldu, bunlar hayal miyd...

Hareket Halinde Denge: Değişimin Ritmi ve Yeniden Doğuş

Denge, sanıldığı gibi durağan bir nokta ya da ulaşıldığında sabit kalınacak bir mertebe değil, her an yeniden kurulan bir akıştır. Tıpkı bir bisiklet üzerinde yol almak gibi; durduğunuz ve hareket etmeyi bıraktığınız an devrilirsiniz. Dengeyi ancak pedal çevirirken, yani hayatın akışına uyum sağlarken koruyabilirsiniz. İlişkiler ve yaşam da tam olarak böyledir; yıllar geçer, ihtiyaçlar başkalaşır, insanlar evrilir ve ruhsal kapasiteler genişler. Eğer geçmişteki bir denge noktasına, artık geçerliliği kalmamış eski bir alışkanlığa tutunmaya çalışırsanız, bugünün rüzgarı sizi alaşağı eder. Çoğu zaman dengemizi bozan asıl şey, değişimin kendisine direnmek ve artık bize hizmet etmeyen, bizi beslemeyen eski kalıplara sarılmaktır. Oysa ruhsal sistemimiz, tıpkı bedensel bağışıklık sistemimiz gibi, büyük sarsıntılardan sonra kendini onarma ve daha gelişmiş bir denge kurma potansiyeline sahiptir. "Neden dengem bozuldu?" diye hayıflanarak geçmişe bakmak yerine, "Bu sarsıntı bana ha...
Powered by Blogger
Blogda yer alan yazıların her hakkı yazarına aittir.İzin alınmadan hiçbir şekilde kullanılamaz..