Ne yapmak gerek.. Saçlarımızı kazıtıp cinsiyetimizi mi gizlemeliyiz. Ya da sesimizi kısıp laf atanlara boyun mu eğmeliyiz. Hemen hemen her gün toplu taşıma araçlarında, sokakta, okulda maruz kaldığımız tacizler ya bunlar. Sus sesini çıkarma kimse seni duymaz gücün de yetmez çünkü sen kadınsın demeleri. Otobüste neden kol çantası yerine sırt çantası taktığımızı sorsalar. Birinin kolunu çarptığında yaşadığımız korkuyu hissetseler. Bizi kardeşlerinin annelerinin yerine bi koyabilseler. Çocukları yok mu onların anaları, kiz kardeşleri.. Hoş benim ülkem de kendi evladına kıyan, köpeğine ineğine eşdeğine benim dilim var mıyor söylemeye yazmaya siz nasıl yapıyorsunuz. İnsan mısınız diye sormak istiyorum. Beyninizin içinde ne olduğunu merak ediyorum. Nasil bir zihniyetle büyütüler sizi. Tedavisi var mı bunun veyahut cezası. Ben bu yaşta anladım benim ülkemde adaletin sadece bir kadın ismi olduğunu, verilecek olan cezaların ise yetersiz olduğunu anladım. Unutulacak, bizler unutmasak da unutturacaklar. Dört duvar arasında haps etmek onlara verilmiş en ağır ceza benim adaletimde. Daha kaç bedenin üzerine kara toprak atılmalı önlemler alınması için. Ya ben ya sizler akşamları minibüste en son yolcuyla birlikte inmek istemiyorum istemiyoruz. Onca yolu yürürken arkama arkamıza dönüp defalarca bakmak ya da ayak seslerini dinlemek için kulaklığımızı çıkartmak istemiyorum istemiyoruz. Taksiye bindiğimde bindiğimizde plaka numarasını alıp arkadaşlarımıza da atmak istemiyoruz. Evet tahmin ettiğiniz gibi biz bu ülkeye evlatlarımız böyle hunharca öldürülsünler diye çocuk bile doğurmak istemiyoruz. Et parçası, doğurganlık makinesi gibi vb kalıplar yerine, kadın olduğumuzun en önemlisi de insan olduğumuzun hatırlanmasını, hatırlatılmasını, öğrenilmesini öğretilmesini istiyoruz. Biz varsak toplum var. Biz baş tacı ya da çiçek de olmak istemiyoruz. Sadece insan olmak ve özgürce hareket edebilmek istiyoruz. #ÖzgecanAslan
Posted via Blogaway