Korkuyorum aklıma geldikçe. Kusursuz bir sonsuzluğa gidişimden değil bu korku. Sevinmeli miyim kaybettiklerime kavuşacağım için yoksa üzülmeliyim geride bıraktıklarım için ya da nasıl hissetmeliyim inanın bilmiyorum. Hissetmenin ve kaybetmenin yanı sıra aslında çoğu şeyi bilmeden yaşıyorum. Ruh bedenden ayrıldığında insan ne hisseder demekle başladı en can alıcı sorum. Tarifi var mı? Çok uğraştım, çabaladım. Bir cevap aramaktı amacım ama bir tarifi yoktu. İnsan acıyı hissedebilir dediler. Sevgiyi ya da hüznü de. Ya anlamsızı hissedebilir mi! Benim hissetmeye çalıştığım sen gibi. İşte bak bu yüzden kızıyorum kendime. Sonra durup düşünüyorum her yolun sana çıkıyor olması benim suçum değil. Çok fazla hatalarım oldu. Acılarım ve sevinçlerim de oldu kabul ediyorum. Ama seni tanıdıktan sonra hepsi tuz buz oldu. Susmayı öğrendim en önemlisi. Kaybettiklerimin yanı sıra çok şey öğrendim. Güvenilemeyeceğini öğrendim. En yakın olduğun kişinin gün geldiğinde bir yabancıdan farksız olabileceğini öğrendim. Seni anlatmaya bana öğrettiklerinle başlamak istedim.
Ufak ufak anlatışımsa bu yüzden. Bilmesinler diye, anlamasınlar bende ki büyüklüğünü. Ne zaman elime bir kağıt kalem alsam veya almak istesem yazdığım ilk şey sen oluyorsun. Engel olamıyorum kendime. Acısa da yüreğim okudukça yansa da bedenim yapamıyorum. Harf harf seni yazıyor kalem. Bir bütün de seni saklıyor. Kimse görmese de ben görüyorum yetmez mi diyorum. Tekrar tekrar yazsam da farklı çıkışları olan sana çıkıyor. Nedenini bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Bozulmasından korkuyorum.
Kaybetmiş olmanın verdiği hüzünle yazıyorum. Bazen sevinçle yazıyorum. Kimi zaman ağladığımda. Aklıma her gelişinde ardı ardına sıralanan kelimeleri bütünlemek de birazcık zorlanıyorum. Yağmur yağdığında, yürürken, anılar canlandığında, radyoda çalan bir şarkıda. Ezbere bildiğim her şarkının notasında ki seni yazıyorum. Ben bir tek seni yazarken abartıyorum. Hangi kelime benim gözümde ki seni anlatır diye onca saat düşünüyorum. Düşünmekten yorulduğum anlarda yazacak bir şey bulamadım dememek için yazdım bu zamana kadar. Yazamamaktan korktuğum içinse devam ettim.
Ölümü düşüp aklıma ilk senin gelişinde ki korktuğum gibi. Öldükten sonra kaybolmaktan ya da hatırlanamamaktan korktuğum için yazıyorum .
Sakın ha, korkunun ecele faydası yok demeyin bana. Bunu biliyorum. Yazmıştım, yine yazayım iki üç kelimeyi sizden esirgeyecek değilim. Benim korkum hatırlanamamaktan. Bu yüzden bir eser bırakıyorum arkam da. En büyük eserimi yani seni. Yazıyorum bir gün bulup okur ve beni hatırlarsın diye. Yazıyorum okusunlar ve ansızın ansınlar diye. Ölene kadar yazmak istiyorum. Son nefesimi verinceye denk hatırlanmak ve unutulmamak istiyorum.
Ufak ufak anlatışımsa bu yüzden. Bilmesinler diye, anlamasınlar bende ki büyüklüğünü. Ne zaman elime bir kağıt kalem alsam veya almak istesem yazdığım ilk şey sen oluyorsun. Engel olamıyorum kendime. Acısa da yüreğim okudukça yansa da bedenim yapamıyorum. Harf harf seni yazıyor kalem. Bir bütün de seni saklıyor. Kimse görmese de ben görüyorum yetmez mi diyorum. Tekrar tekrar yazsam da farklı çıkışları olan sana çıkıyor. Nedenini bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Bozulmasından korkuyorum.
Kaybetmiş olmanın verdiği hüzünle yazıyorum. Bazen sevinçle yazıyorum. Kimi zaman ağladığımda. Aklıma her gelişinde ardı ardına sıralanan kelimeleri bütünlemek de birazcık zorlanıyorum. Yağmur yağdığında, yürürken, anılar canlandığında, radyoda çalan bir şarkıda. Ezbere bildiğim her şarkının notasında ki seni yazıyorum. Ben bir tek seni yazarken abartıyorum. Hangi kelime benim gözümde ki seni anlatır diye onca saat düşünüyorum. Düşünmekten yorulduğum anlarda yazacak bir şey bulamadım dememek için yazdım bu zamana kadar. Yazamamaktan korktuğum içinse devam ettim.
Ölümü düşüp aklıma ilk senin gelişinde ki korktuğum gibi. Öldükten sonra kaybolmaktan ya da hatırlanamamaktan korktuğum için yazıyorum .
Sakın ha, korkunun ecele faydası yok demeyin bana. Bunu biliyorum. Yazmıştım, yine yazayım iki üç kelimeyi sizden esirgeyecek değilim. Benim korkum hatırlanamamaktan. Bu yüzden bir eser bırakıyorum arkam da. En büyük eserimi yani seni. Yazıyorum bir gün bulup okur ve beni hatırlarsın diye. Yazıyorum okusunlar ve ansızın ansınlar diye. Ölene kadar yazmak istiyorum. Son nefesimi verinceye denk hatırlanmak ve unutulmamak istiyorum.