Kırılmadım, incilmedim bu gece..

Kırılmadım, incilmedim bu gece..

Yok olan bir insan. Çürümüş bir bedenin içine hapis olmuş bir ruh. Nasıl desem nasıl anlatsam içimdeki adını koymadığım o şeyi. Kelimeleri bir araya getirip yazsam da olmuyor artık. Eskisi gibi değil hiç bişey. Ne zaman yüzüm gülse her defasında aynı şey oluyor. Göz yaşlarımı içime akıtıyorum. Bu gece de olduğu gibi. Hüngür hüngür ağlamak istiyorum. Bağırmak istiyorum. Olmuyor. Ne bir damla göz yaşı ne de en ufak bir ses. Alıştım. Ve de korkuyorum. Nedensiz uğraşlarımın çıkışını arıyorum. Çabaladıkca olmuyor. Yaşadıkça nefes alamaz oluyorum. Bir şeylerin iyi gittiğini hissetmek istiyorum. Uyanmak istiyorum bu kabustan. Yok olmuyor. Her şey aynı. Aynı çıkmaz yol. Ve aynı labirent. Kaybolduğum boğulduğum kap karanlık bir ortam. Aynı sesler. Aynı müzik. Aynı gölge aynı ışıltı ve aynı yansıma.

İnsan kendi yansımasından korkar mı? Yazılan bir kaderi değiştirmek mümkün mü? Ya da sonsuz bir mutluluk var mı?

İşte kafam böyle. Hep bir soru işaretleri. Cevabını alamadığım, ısrarla cevaplar aradığım, o denli boğulurcasına yok olduğum sorular.

Yazdıkca huzurlu hisseden ve mutlu olan bir ben varımdır herhalde. Bak bu sefer kendimi yazıyorum. Ağlasam rahatlarım belki ama yine göz yaşlarımı içime akıtıyorum. Susuyorum bu kez. Susuyorum hayata. Sessiz kalıyorum. Anlatmıyorum bu kez beni şu hale getiren insanı, içime gömüyorum.. Bir daha açmamak üzere iyi geceler.